En Korkunç Biyolojik Silah ŞARBON

Şarbon Hakkında Bilgilendirme;

Dışarıdan yemek yemeyin, et yiyecekseniz elinizi dokunmadan yüksek ısıda uzun süre pişirin. Dondurma yemeyin, çiğ sütten uzak durun. Birkaç ay nefes almayın. Abartacak bir şey yok.

Arkadaşlar dün doktorumuzla görüştüm, Tabip Odası doktorlara uyarı yazıları yazıyormuş, doktorlar da isyan ediyormuş bizi değil, halkı uyarın.

Diye ama tabii halkı bilgilendirecek bağımsız bir medya kalmadığı için iş başa düştü maalesef.

Lütfen uzunca bir süre kırmızı et yemeyin!

Uzunca bir süre çünkü hem derin dondurucularda uzunca bir süre saklanabiliyor hem de satamadıkları etleri bize salam, sosis, sucuk olarak illa ki birileri yedirmeye çalışacaktır.

Ette şarbon olup olmadığını koklayarak, rengine bakarak vs. kesinlikle anlayamazsınız.
En çok dana, inek cinsi büyük baş hayvanlarda yaygın olarak görülüyormuş ama koyun, koç gibi hayvanlara da bulaşıyormuş sadece.

Bu küçük baş hayvanları çok çabuk öldürdüğü için hayvanlar çok çabuk telef olduğu için orada fazla hızlı yayılamıyormuş ama bu demek değil ki “kurbanda Koç kestik” veya “biz sadece kuzu yiyoruz” bize bir şey olmaz demeyin.

Asla ve asla hiçbir kırmızı ete çıplak elle dokunmayın!

Eğer ette Şarbon varsa ve elinizde incecik bir kesik, bir açık yara vs. varsa basil anında kanınıza karışıyormuş.

illa et yiyeceğiz diyorsanız mutlaka çiğ ete eldivenle dokunun, sonra böyle bir et mutfağınıza girdiyse, tezgahınızda, maşanızda, çatalınızda vs. de bu basillerin yayılma olasılığı var yani çiğ ete dokundurduğunuz bir maşayı, bir tabağı yine eldivenle makinanıza koyun, elde bile yıkamayın.

Makina yüksek ısıda yıkadığı için bir yere kadar koruma sağlıyormuş ama yine de güven olmaz.

Nasıl Korunuruz?

İlla kırmızı et yiyecekseniz ya düdüklü tencerede uzun süre yüksek ısıda pişirin ya da fırında en az 200 derecede en az 1 saat filan pişirin yani tandır gibi yapın, kebap gibi yapın, asla tavada bonfile filan yapmayın, içleri azıcık bile pembe kalsa basil orada da varlığını sürdürüyor ve bulaşıyormuş.

Deri yoluyla geçen Şarbon’un tedavisi var fakat eti yemek suretiyle bağırsağa geçen veya koklamak, solumak suretiyle Akciğerlere geçen Şarbon’un hem tedavisi yok hem de çok hızlı bir şekilde öldürdüğü için doktorumuzun dediğini aynen yazıyorum; ‘çoğu insanın neden öldüğünü bile anlayamazlar, eceli ile gitti sanırlar, pek bir belirti de vermiyor diyor.

Tabii sağlıklı yaşamak için protein almamız gerekiyor ve bugüne kadar özellikle tavuktan uzan durduk, hem antibiyotik kullanılıyor, hem kötü şartlarda yetiştiriliyor, GDO’lu yemler veriliyor vs. diye ama şu anda ölümcül olanla zararlı olan arasında seçim yapmak zorundayız bu sebeple bir süre tavuk ve hindi tüketimine yönelebiliriz.

Bakliyatlar; nohut, fasülye, mercimek, barbunya vs. bitkisel protein kaynağı olduğu için ona yönelebilir veya hazır mevsimi de açıldığı için balık tüketimine ağırlık verebiliriz.

Yumurta da iyi bir protein kaynağı bunu da tavsiye ediyor.

Dışarıda uzunca bir süre hiç yemek yemeyin diyor doktorumuz, çünkü Şarbon’lu bir eti doğradığı bir bıçakla sizin salatanızı doğradıysa size de basil bulaşır diyor. Şarbonlu eti koyduğu tabağı şöyle bir çalkalayıp sizin çorbanızı koyabilirler diyor.

Peynirli börek istersin gittiğin fırında, arasına bir tane yanlışlıkla kıymalı börek karışsa, düşünmek istemiyorum.

Maalesef bir diğer konu da çiğ süt!

Güzel yoğurt tutuyor, içindeki vitaminleri ölmüyor vs. diye pek çoğumuz çiğ süt alıp yoğurt mayalıyorduk.

onu da uzunca bir süre unutun. Maalesef çiğ sütten Şarbon geçebiliyormuş. İstediğiniz kadar kaynatın tam olarak öldürmüyormuş, mutlaka UHT süt kullanın, günlük, çiğ vs süt kullanmayın.

Tabii bu zincirleme olarak dondurma işini de etkiliyormuş, dondurmalarda da çiğ süt kullanılırsa Şarbon’un bulaşma riski varmış.

Hayati bir konu olduğu için ben çevremle paylaşıyor ve evimde bu önlemleri alıyorum, oğlumun okulunda da gerekli önlemler alınmış, kırmızı et komple menüden çıkartılmış.

Maalesef şakası yok, maalesef yayılıyor diye haberler alıyoruz hatta sadece İstanbul’da 5 ayrı karantina bölgesi oluşturulmuş, bu arada ithal et alımı da hız kesmeden devam ediyor, vatandaş olarak yapabileceğimiz bu maalesef.

Bilgilerinize.

Bir cevap yazın